Onların Japoncadaki adı “piiman”dır. Bir hataya meydan vermemek için belirtelim. İyi bir dolmalık biberin ağızda yanmaya yol açan hiçbir belirtisi yoktur. Renginde ve görünüşünde pigmentlerinde koruyu bileşikler vardır, ama çıplak gözle ayırt edilemez, dolmalık biber özellikle çiğ tüketildiğinde çok iyi bir C vitamini kaynağıdır da. Günlük yemek için 3 fikir Küpler halinde doğranarak karışık salataların [...]
Tarihinde yazıldı 07-02-2012
Evrensel meyve, elma, sert kabuğunun altında kendini koruyan yapısıyla kıtır kıtır yenen bir meyvedir. Bilim adamları elmanın yararlarını kanıtladılar: Kolesterolü ve tansiyonu düşürür. Her zaman belli oranda tüketmek anti-aging etkinlik sağlar; kandaki glisemi oranını düzenler (kandaki şeker oranı) ve diyabetten hızlandırdığı erken yaşlanmayı engeller. Şimdi kanser karşısında nasıl kesin sonuç vereceğini biliyorsunuz, şeker oranını düşürerek [...]
Tarihinde yazıldı 06-02-2012
Dünya sağlık Örgütü 2003′te obeziteyi de hastalıklar arasında sınıflandırdı. Yalnızca Fransa’da, 14 milyon insan aşırı kilolu ve bir yılda 50 bin insanın ölüm nedeni bu hastalık. Bu rakam yıldan yıla % 6 oranında hatırı sayılır biçimde arttı. Estetik görünüşün ötesinde, aşırı şişman olmak sağlık olarak tehlikeli ve ortalama yaşam süresini kısaltıyor. Aşırı kilolar, diyabet, aşırı [...]
Tarihinde yazıldı 05-02-2012
2. Tip Diyabet yüzyılın salgın hastalığı ilan edildi. Bu hastalık, acımasızca aşırı kilolarla paralel olarak ilerler. İlerler, hem de acımasız bir şekilde! Diyabetin sorunu çok basittir. Bu hastalıkta şekerin hücrelerde işlenmediği ya da kötü olduğu durumlarda araya giren ensülin hormonu çalışmaz. Sonuç olarak hücrelerin bir kısmı (organlarla) enerjik olarak yaşamazlar; diğer bir deyişle, kan çok [...]
Tarihinde yazıldı 04-02-2012
Daha birkaç yıla kadar metabolik sendromun vücuda belli belirsiz zarar veren bir hastalık olduğu tıbbi olarak ortaya çıkmamıştı. Bu gün herkes onu konuşuyor: Diyabetoloji, kardiyoloji, genel tıp bilimleri… Bu hastalık diğer özel bölümlerle uzlaş-mıştır hiç tereddüt etmeden “sessiz katil” olarak nitelendirilir. Metobolik sendrom karın seviyesinde fazla kilolarla kendini gösterir, “karın obezitesi” olarak adlandırılır aşağıdakiler arasından [...]
Tarihinde yazıldı 03-02-2012
Okinavva’da beslenme gerçek bir değer olarak düşünülür; insani etkinlikler daha zengin ve daha eğlencelidir. Yemek, kültür olarak çok önemlidir ve besinlerden tat almaksızın beslenmek söz konusu bile değildir. Damak zevkine düşkün, her gün güzel bir mutfak. Eski Romalıların obezitenin bütün kurallarını yerine getirerek (!?) verdikleri yemekleri şölen haline getirirler, içki alemleriyle süslerlerdi, ama artık bildiğiniz [...]
Tarihinde yazıldı 02-02-2012
Çok hızlı yaşıyoruz. Asyalı kültürünü bilmiyorsunuz ve kendinizi, beslenmenizi aşırı derecede değiştirmeye yetenekli hissetmiyorsunuz ya da nereden hareket edeceğinizi bilmiyorsunuz, örneğin hiçbir şey olmayan bir restoranda; ne var ki Okina-wa ile ilgili hiçbir şey yok çünkü bu bir İtalyan firması. Aynı sorunlarla karşı karşıya kalırsınız ve günleriniz bunlarla uğraşamayacak kadar da doludur. Bu nedenle “Okinavva [...]
Tarihinde yazıldı 31-01-2012
Yetiştirilen tahılların hepsinin başında gelir. Günümüzde, beyaz pirinç gibi uzun süreli temel besinlere dayandığı düşünülür. Daha sonra mısırla buğdayın yerini alır, ekmek için işlenmeye başlanır; buğdayın yükü ağırdır, ama arpanın değil. Bu birkaç şeyden ileri gelir. Oligo-elementler açısından zengin olması arpayı daha ilgi çekici kılar. “Tam” olanını seçmek koşuluyla, çok sert olması, kabuğuna (beyazlatılması vitaminler [...]
Tarihinde yazıldı 29-01-2012
Avokadoya genellikle kuşkuyla bakılır. Bu doğrudur zira kalori yoğunluğu çok yüksektir; günlük menüde yer alacak iyi bir adaydır, ama zaman zaman iyi gelir. Kısacası, yağları çok yararlıdır (zeytinyağı kadar iyidir) ve diğer yandan kalp için iyi bir kozdur. Örneğin, lifleri, E vitamini anti-kolesteroldür ve çok anti-oksidandır. Günlük olarak yemek için 3 fikir Yaprak olarak füme [...]
Tarihinde yazıldı 28-01-2012
Tereyağı tehlikeli oranda doymuş yağ ile yüklüdür ve margarinlerde ise, kötü kolesterolü (LDL) yükselten trans yağları içeren hidrojenize yağlar vardır. Yağlar arasında araştırmacılar tereyağının en yüksek kolesterol seviyesine neden olduğunu ve margarin ve yağların değişik miktarlarının çeşitli zararlı etkilere neden olduğunu bulmuşlardır. Bu soruya en iyi cevap, hiçbir şey kullanmamak ya da üzerine yağlı bir [...]
Tarihinde yazıldı 27-01-2012